...

...
insanımsı

11 Haziran 2012 Pazartesi

meraklısına : BALTA LİMANI TİCARET ANTLAŞMASI TRANSKRİPSİYON


[1b]Birinci Bend : Mevcûd olan mu‛âhedât ve mukāvelât ile Avusturya teb‛a ve sefâyin ve seyr-i sefâyin ve ticâretine virilmiş olan kâffe-i hukūk-ı imtiyâzât ve mu‛âfiyât işbu mukāvelenâme ile ta‛dîl olunacak şerâ’it-i müstesnâ olmak üzre hâlâ ve dâ’imâ te’yîd olunmuşdur. Bundan mâ‘adâ saltanat-ı seniyyenin kâffe-i düvel-i sâ’irenin ve sefâyin ve seyr-i sefâyin ve ticâreti hakkında bu güne kadar virmiş veya şimdiki hâlde virmek üzre bulunmuş veyâhûd istikbâlen virebilecek veya istifâdesine mesâğ gösterebilecek olduğu bi'l-cümle hukūk-ı imtiyâzât ve mu‛âfiyât Avusturya Devleti teb‛a ve sefâyin ve seyr-i sefâyin ve ticâretine dahî i‛tâ ile işbu hukūk ve imtiyâzâtın isti‛mâl ve istifâdesinin te’mîn olunması mahsûsen mukarrer ve meşrût bulunmuşdur.
İkinci Bend : Avusturya teb‛a ve sefâyin ve ticâret ve seyr-i sefâyini işbu mukāvelenâme ile icrâ olunan ta‛dîlâtdan mâ‛adâ devlet-i müşârun ileyhânın saltanat-ı seniyyenin İngiltere Devleti ile bin sekiz yüz otuz sekiz senesi Ağustos'unun on altısı târihinde ve Fransa Devleti ile bin sekiz yüz otuz sekiz senesi Teşrîn-i sânî'sinin yiğirmi beşi târihinde akd olunan ticâret mu‛âhedâtına vukū bulup bin sekiz yüz otuz dokuz senesi Ağustos'unun yiğirmi yedisi târihiyle sefâret-i imparatoriyyeden virilen takrîr ile bin sekiz yüz otuz dokuz sene-i milâdiyyesi Teşrîn-i evvel'inin yiğirmi biri ya‛ni  bin iki yüz elli beş sene-i hicriyesi Şa‛bân'ının on üçü târihinde cânib-i Bâb-ı Âli'den cevâben virilen takrîre münderic bulunan muvâfakati sebebiyle i‛tâ ve teʾmin olunmuş olan hukūk ve imtiyâzât ve mu‛âfiyâtdan kemâ-fi's-sâbık istifâdeye devam eylemeleri bir sûret-i mahsûsada mukarrer bulunmuşdur.
Üçüncü Bend : Avusturya Devleti teb‛a veya vekîlleri memâlik-i mahrûsa ile Devlet-i Aliyyenin zîr-i tasarrufunda bulunan memâlikin her bir tarafında gerek dâhilen ticâret itmek ve gerek hârice nakl ve ihrâc eylemek içün memâlik-i mezkûrenin mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesinden bulunan kâffe-i emti‘a ve eşyâyı bilâ istisnâ serbestce mübâya‘a idebileceklerdir. Ve Devlet-i Aliyye bend-i sâbıkda beyân olunduğu üzre tevârih-i mezkûrede İngiltere ve Fransa ile akd olunup şerâ’it-i mündericesi Avusturya ticâreti hakkında dahî mer‘i olan mu‛âhedenin ikinci bendi iktizâsınca memâlikinin gerek mahsûlat-ı zira‘at ve gerek sâ’ir her nev mahsûlâtı hakkında her dürlü yedd-i vâhid usûlünü kat‘iyyen ilgā eylemeği ve bir eşyânın mübâya‛a veya ba‛de'l-mübâya‛a ahar mahalle nakli içün mahallî me’murları tarafından ruhsat tezkeresi i‛tâsı usûlünü icrâ eylemeği resmen ta‘ahhüd buyurmuş olduğundan me’murîn-i mumâ ileyhim taraflarından Avusturya teb‛asını veyâhûd vekîllerini bu yolda tezkere ( silik ) etmek gibi her gûne tesaddiyâta veya mu‛âhedât ile kabul olunmamış veyâhûd bu mu‘ahedât ile ta‘yîn olunan resmi mütecâviz bir resm ahz olunmamasına hilâf-ı ahd bir hareket nazarıyla bakılarak saltanât-ı seniyye bu gûne hilâf-ı ahd hareketle müttehem olan me’mûrîni kangı ( silik )  olur ise olsun derhâl şedîden te’dîbe idecek [2a] ve böyle bir sebeble giriftâr-ı zarar ve hasar olduğunu layıkıyla isbât idebilecek olan Avusturya teb‛a veya vekîllerinin her dürlü zarar ve ziyânını tazmîn eyleyecekdir.
Dördüncü Bend : Avusturya tüccar veya vekîlleri memâlik-i mahrûsa mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‘iyyesinden dâhilen sarf ve istihlâk içün fürûht itmek üzre mübâya‘a idecekleri her dürlü eşyâ içün ol eşyânın hîn-i iştirâ ve fürûhtunda veyâhûd sâ’ir gûne mu‘âmelât-ı ticâriyesi vukū‘unda teb‛a-i Devlet-i Aliyye veyâhûd ecnebiyyeden ticâret-i dâhiliyye ile me’luf olanlardan en ziyade mazhar-ı müsa‘ade olanlarının kazaya-yı mümâsilede te’diye eyledikleri rüsûmun aynını vireceklerdir.
Beşinci Bend : Memâlik-i mahrûsa mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‘iyyesinden memâlik-i ecnebiyyeye nakl ve ihrâc içün Avusturya tüccar ve vekîlleri tarafından iştirâ‛ olunacak her dürlü emti‘a ve eşyâ her gûne resm ve teklifden mu‘af olduğu hâlde taşra ihrâc olunmak içün en münâsib olan mahalle nakl olunacakdır oraya vüsûlünde eşyâ-yı mezkûreden iskele veya ihrâc olunacağı mahaldeki kıymeti üzerine hesab olunmuş yalnız yüzde sekiz resm-i gümrük alınacak ve işbu yüzde sekiz resm gümrük, gümrük idare ve nezaretinin mesârif-i umûmiyesine karşılık olmak üzre yüzde bir resm-i mukarrer ve kat‘îsine tenezzül edinceye kadar beher sene yüzde birer tenzîl olunacakdır ve sefîneye tahmîl veyâhûd taşra nakl ve ihrâc olunacağı mahalde mübâya‘a olunup reftiye resmi edâ olunmuş olan her bir emti‘a ve eşyâdan yedd-i âhara geçmiş olsa bile artık bi't-tetebbu hiçbir resm mütâlebe olunmayacakdır.
Altıncı Bend : Avusturya memâliki mahsûlat-ı arziye ve sınâ‘iyyesinden ve sâ’ir gûne her dürlü emti‘a ve eşyâ gerek Avusturya sefâyinine mahmûlen ve gerek Avusturya teb‛ası olarak sûret-i âharla idhâl olunsun ve gerek Avusturya teb‛ası tarafından ya berren veya bahren ve nehren memâlik-i sâ’ireden getirilen bu makûle eşyâ kemâ-fi’s-sâbık bilâ istisnâ memâlik-i mahrûsanın her tarafında kabul kılınacakdır. Şurasıda mukarrerdir ki işbu mu‛âhede şerâyitine tevfîkan resm-i idhâliyesi te’diye olunan bir eşyânın sonra gerek vâsıl olduğu mahalde ve gerek dâhil-i memâlikde fürûht olunsun artık ne bâyi‘inden ve ne müşterisinden hiçbir resm mütâlebe olunmayup fakat eğer bu eşyâ memâlik-i mahrûsada sarf ve istihlâk içün fürûht olunmayup da dühûlunden altı ay müddet sonra yine ihrâc olunacak olur ise bu makûle eşyâ transit eşyâsı hükmünde olarak hakkında onuncu bendde muharrer olduğu vechile mu‘âmele olunacakdır ve bu hâlde gümrükler idaresi tarafından âmediye resmini te’diye eylediğini isbat eden tâcire bu resm ile onuncu bendde te‘ayyün olunan transit resmi beynindeki fark ve tevâfüt mikdarının der‘akab i‘ade ve i‘tâsı lâzım gelecekdir. Bir de resm-i idhâliye eşyânın sefîneden çıkarıldığı mahalde te’diye olunmak üzre iskeledeki kıymeti üzerine hesap olunmuş yalnız yüzde sekiz mikdarında te‘ayyün ve tekarrür idecekdir.
[2b]Yedinci Bend : Tarafeyn-i mu‛âhedeyn memâlikinin hem-hudûd bulunan ki‛tâ‘alarında cârî olan münâsebât-ı ticâretlerinden neş’et etmiş olan ahvâl-i istisnâ’iyyeye ve kıta‘at-ı mezkûre arâzîsinin ve tarafeyn memâliki mahsûlâtının cinsi ve nev‘i sebebiyle tarafeyn ahâlisi müttehem havâyic-i zarûriyeleri olan ticâretin ahval-i mahsûsasına nazaran havâle-i mezkûre münâsebât-ı ticâretin evvel ve âhir şerâ’it-i mahsûsa ile tanzîmine lüzûm göründüğünden bu def‘a dahî ticâret-i mezkûre hakkında şerâ’iti işbu mu‛âhedenin cüz’i mütemmimi bulunan bir sened-i munazam? derc olunmuş olan mukāvele-i mahsûsaya bi'l-ittîfâk karar verilmişdir ve şurası da mukarrerdir ki, Avusturya Devleti dahî kendü tarafından işbu hudûd ticâreti hakkında şimdiye kadar i‛tâ olunmuş olan teshîlâtı îfâ ve mümkün mertebe teksîr ile beraber Avusturya memâlikinde memâlik-i mahrûsa mahsûlatıyla ticâret eden teb‛a-i Devlet-i Aliyye’nin ez-kadîm mazhar olmuş oldukları hukūk ve imtiyâzât ve mu‘âfiyâtdan kemâ-fi's-sâbık istifâde etmelerine mâni‘ olmayacakdır.
Sekizinci Bend –Eflak ve Boğdan ve Sırp imârâtına gitmek üzre memâlik-i şâhânenin sâ’ir taraflarından mürûr eden emti‘a ve eşyâ-yı ecnebiyye resm-i gümrüğünün zikr olunan imârâta hîn-i vüsûllerinde ve kezâlik memâlik-i şâhânenin sâ’ir taraflarına gitmek üzre imârât-ı mezkûreden mürûr eden eşyâ ve emti‛a-i ecnebiyye resm-i gümrüğünün Devlet-i Aliyye tarafından doğrudan doğruya idare olunan ilk gümrüğe vüsûllerinde te’diye olunacakdır işbu kā‘ide gerek imârât-ı mezkûrenin ve gerek memâlik-i şâhânenin sâ’ir taraflarının memâlik-i ecnebiyyeye götürülecek olan mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‘iyyesi hakkında dahî câri olarak imârât-ı mezkûre mahsûlatının resm-i gümrüğü imârât-ı mezkûre gümrük idaresine ve memâlik-i şâhânenin sâ’ir tarafları mahsûlatının Devlet-i Aliyye memurlarına virilüp bu sûretle gerek âmediye ve gerek reftiye resmi her hâlde yalnız bir def‘a îfâ kılınacakdır.
 Dokuzuncu Bend : Gerek Avusturya’nın mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesinden ve gerek her bir ecnebî memleketi mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesinden olup Avusturya teb‛asına â’id olup Avusturya sefâyinine mahmûlen vürûd eden emti‛a ve eşyâ Bahr-ı sefid Boğazı'ndan ve Haliç-i Kostantiniyye’den ve Karadeniz Boğazı'ndan geçdiği hâlde eşyâ-yı merkūme gerek mahmûl olduğu sefîne ile ve gerek diğer sefîneye akdarılarak işbu boğazlardan geçsin ve gerek memâlik-i ecnebiyyeye nakl olunmak üzre satılmış olduğu hâlde diğer sefîneye tahmîl olunmak ve yola çıkarılıncaya değin bir vakt-i mahdud içün karaya çıkarılsın eşyâ-yı merkūme içün hiçbir dürlü resm ve avâ’id mütâlebe olunmayacakdır.  Eşyâ-yı mezkûre karaya çıkarıldığı hâlde Dersa‛âdet ’de gümrük anbarına ve memâlik-i Devlet-i Aliyyenin anbar olmayan sâ’ir mahallerinde gümrükler nezâreti altına vaz‘ olunacakdır.
[3a]Onuncu Bend : Devlet-i Aliyye müsâ‛adât-ı tedrîciye ile berrî transit hakkında i‘tâ-yı teshîlât itmek arzusunda bulunduğundan âhar memâlike gönderilmek üzre memâlik-i Devlet-i Aliyyeye idhâl olunan eşyâdan ilâ yümnâ haza alınmakda olan yüzde üç resm-i gümrüğün bu günden yüzde ikiye tenzîl olunarak maru’z-zikr yüzde üç resm hakkında şimdiye değin câri olmuş olduğu misillü işbu yüzde iki resm dahî emti‛a ve eşyânın memâlik-i Devlet-i Aliyyeye hîn-i dühûlünde te’diye olunması ve sekiz senenin hitâmında yüzde bir resm-i mu‘ayyen ve kat‘îsine tenzîl kılınması mukarrerdir ve bu resm memâlik-i mahrûsa mahsûlatından alınacak reftiye resmi misillü kaydiye mesârifini tesviye itmek içün tahsil kılınacakdır. Bununla beraber Devlet-i Aliyye bir nizâm-ı mahsus ile bu bâbda hîle vukū‘unun men‘i tedâbirini ittihâz itmek hukūkunu muhafaza eylediğini i‘lân buyurur.
On Birinci Bend : Memâlik-i şâhânede memâlik-i ecnebiyye mahsûlat-ı arziye ve sınâ‛iyyesinden olan eşyâ ahz ve i‘tâsıyla mes‘ûl olan Avusturya teb‛a veyâhûd vekîlleri mensub oldukları memleketlerin emti‛a ve eşyâsı ticâretini eden sâ’ir teb‛a-i ecnebiyyenin mükellef oldukları rüsûmâtı te’diye ve hâ‛iz oldukları hukūk ve imtiyâzât ve mu‛âfiyâtdan istifâde edeceklerdir.
On İkinci Bend : Üçüncü madde şerâ’it ve ahkâmına istisnâ’i ba‘de-ezin tuz ve her ne şekl ve sûretde olur ise olsun tütün Avusturya teb‛asının memâlik-i Devlet-i Aliyyeye idhâline me’zun oldukları emti‛a ve eşyâdan ma’dûd olmayacakdır. Ma‘amâfih Avusturya teb‛ası veyâhûd vekîlleri yine memâlik-i Devlet-i Aliyyede sarf ve istihlâk içün tuz ve tütün mübâya‛a ve fürûht itdikleri hâlde işbu iki nev‘ eşyâ ahz ve i‘tâsı ile me’lûf olan teb‛a-i Devlet-i Aliyyenin en ziyâde mazhâr-ı müsâ‛ade olanlarının mükellef oldukları tekâlif ve nizâmata tâbi‘ olacaklardır. İşbu tecdîde mukābil Avusturya teb‛ası veyâhûd vekîllerinin memâlik-i Devlet-i Aliyyeden ihrâc idecekleri tütün ve tuzdan ba‘de-ezin hiçbir güne resm alınmayacakdır. Fakat teb‛a-i veyâhûd vekîlleri memâlik-i mahrûsadan ihrâc idecekleri tütün ve tuzun mikdarını gümrük idaresine beyana mecbûr olacaklardır ve gümrük idaresi tütün ve tuz ihrâcatına nezaret itmek hukūkunu kemâ-fi’s-sâbık muhafaza idüp fakat bununla gerek kaydiye namıyla ve gerek nam-ı aharla eşyâ-yı merkūmeden hiçbir resm taleb edemeyecekdir.
On Üçüncü Bend : Tarafeyn-i fehîmeyn-i mu‛âhedeyn beyninde mukarrerdir ki Devlet-i Aliyye barut ve top ve esliha-i harbiye ve mühimmât-ı askeriyenin memâlik-i şâhâneye idhâlinin umûmen men‘i hakk ve salâhiyetini muhafaza buyurur. İşbu memnu‘iyyet resmen tebliğ olunmadıkça [3a] mer’iyyü’l-icrâ olamayacak yalnız bu memnu‘iyyeti hâvî olacak beyannâme-i resmîde sarahaten te‘ayyün olunacak olan alât ve eşyâ-yı harbiye hakkında câri olacakdır. Vech-i muharrer üzre memnu‘ olmayan her dürlü alât ve eşyâ-yı harbiye memâlik-i şâhâneye hîn-i idhâllerinde nizâmat-ı mahalliyeye tâbi‘ olup fakat Avusturya sefâreti tarafından bir ruhsat-ı istisna‛iyye istid‘a olunur ise esbâb-ı kaviyye mâni‘ olmadıkca sefâretin işbu istid‘asına müsâ‛ade olunacakdır ve hususiyle barutun idhâli memnu‘ değil ise şerâ’it-i âtiyeye tâbi olacakdır şöyle ki evvela Avusturya Devleti teb‛ası nizâmat-ı mahalliyenin te‘ayyün eylediği mikdardan ziyade asla barut fürûht etmeyecekdir. Saniyen bir gemi yükü veyâhûd bir mikdar küllî barut bir Avusturya sefînesiyle memâlik-i mahrûsanın bir limanına vasıl oldukda işbu sefîne me’mûrîn-i mahalliye taraflarından te‘ayyün olunacak bir mahall-i mahsûsa lenger-endaz olarak hâmil olduğu barut me’mûrîn-i mumâ ileyhimin nezaretiyle anbarlara veyâhûd yine me’mûrîn-i mûmâ ileyhim taraflarından gösterilecek sâ’ir mahallere ihrâc olunacakdır ve barut-ı mezkûrun ashâbı nizâmat-ı mahalliye ittibâ‘ iderek zikr olunan anbarlara girebileceklerdir. Sayd tüfengi ve piştov ve zinet-i esliha veyâhûd isti‘mal-i mahsus içün olan mikdar-ı cüz’i sayd barutu işbu bendde münderic şerâ’ite tâbi‘ olmayacakdır.
On Dördüncü Bend : Avusturya tâciri sefâyininin bahr-ı sefîd ve siyah boğazlarından mürûrlariyçün ber mu‘tad lâzım gelen izn-i sefîne fermanları dâ‛ima sefâyin-i merkūmeyi mümkün mertebe bekletmeyecek sûretde i‛tâ olunacakdır.
On Beşinci Bend : Hamûlesi memâlik-i Devlet-i Aliyyede teslim olunacak Avusturya tüccar sefâyini kapudanlarının hamûleyi ihrâc idecekleri limana vüsûlleri akabinde derhal hamûlelerinin manifestolarının bir sûret-i sâhihasını gümrük tarafına i‛tâ eylemeleri lâzım gelecekdir.
On Altıncı Bend : Gümrükden kaçırılarak idhâl olunan eşyâ canib-i mîrîden müsadere olunabilecektir. Fakat kaçırılan eşyâ me’mûrîn taraflarından tutulduğu akîbinde bunun takrîr veyâhûd mazbatası bi't-tanzim kaçırma add olunan eşyâ sahibinin mensub olduğu konsoloshaneye tebliğ kılınup hiçbir eşyâ kaçırma olduğu layıkı ve nizamı vechile sâbit olmadıkca müsadere olunmayacaktır.
On Yedinci Bend : Avusturya Devleti memâlikine Osmanlı sefîneleriyle idhâl kılınacak Memâlik-i Devlet-i Aliyye mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesi hakkında en ziyade mazhar-ı müsâ‛ade ve imtiyaz olan milletin o nev‘ mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesine olunacak mu‛âmelenin aynı icrâ kılınacak ve fakat Devlet-i müşarün ileyhâ ile mevcûd olan râbi‛tâ-i [4a] ittîfâklarına mebni müttefikîn Cermenya yani Zu’l-feriş memâlikinin Avusturya memâlikinde sâ’ir Devletler mahsûlatına i‘tâsı mümkün olmayan teshilatdan müstefîd olmakda olan mahsûlatı münfereden müstesna kalacakdır.
On Sekizinci Bend : Yedinci bendde zikri sebkat eden sened-i munazzamda ta‘ayyün ve tasrih olunan kuyûd ve ta‘dilat ile beraber işbu mu‛âhede ahkâm-ı mündericesi saltanat-ı seniyyenin Avrupa ve Asya ve Afrika ki‛tâ‘alarında olan kâffe-i memâlik ve arazi ve tevâbi‘atından olan mahallerde tamamıyla mer‘iyyü'l-icrâ olacakdır.
On Dokuzuncu Bend  : Avusturya Devlet-i fehîmesi işbu ahidnâmenin her bir bendinde isti‘mal olunmuş olan elfâz ve ta‘biratın me‘anî-i tâbi‘iyye ve sarihasından ziyâde ve haric bir hükm ve ma‛na istihrâc itmek ve ne de idare-i dâhiliyyesi hususunun icrâsında Devlet-i Aliyyeye hiçbir vechile mevani‘ ilgā eylemek muradında bulunmadığı mukarrer bulunmuşdur şu kadar ki, saltanat-ı seniyyenin zikr olunan hukūk-ı idare-i dâhiliyyesi Avusturya Devletiyle mevcûd olan uhûd-ı kadîmesine ve işbu ahidnâme ile Avusturya teb‛ası ve emvâli hakkında i‛tâ buyurulmuş olan imtiyazâta nekâz-ı alenîyi mûceb olmayacakdır.
Yiğirminci Bend : İşbu mu‛âhede tasdîknâmelerinin mübâdelesi gününden i‛tibaren yiğirmi sekiz sene mer’iyyü’l-icrâ tutulacak ve bununla tarafeyn-i fehîmeyn-i mu‛âhedeynden her birinin bi’t-tecrübe lüzûmunu his edecekleri ta‛dilâtı on dördüncü ve yiğirmi birinci sene hitâmında diğerine bildirmeğe salâhiyeti olacakdır.
Yiğirmi Birinci Bend : Gerek Avusturya Devleti memâliki mahsûlat-ı arziyye ve zira‛iyye ve sınâ‛iyyesinden olup Avusturya teb‛ası tarafından memâlik-i Devlet-i Aliyyeye idhâl kılınacak olan ve gerek Devlet-i Aliyye memâliki mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesinden olup Avusturya tacirleri veyâhûd vekîllerinin Avusturya memâlikine veyâhûd memâlik-i sâ’ireye nakl ve idhâl etmek üzre memâlik-i Devlet-i Aliyyenin her bir tarafında mübâya‛a ve iştirâ‛ idecekleri her dürlü eşyâ ve emti‛adan işbu mu‛âhedenin şerayit-i mündericesi mûcebince alınacak resm-i gümrükün ta‛arrifesini tanzîm etmek içün tarafeyn-i fehîmeyn-i mu‛âhedeyn tarafından bir komisyon nasb ve ta‘ayyün kılınmışdır. Bu sûretle tanzîm olunacak yeni ta‛arrife imza kılındığı târihinden i‛tibaren yedi sene müddetle câri olacak ve tarafeyn-i mu‛âhedeynden her birinin müddet-i mezkûrenin iktizâsından bir sene evvel işbu ta‛arrüfenin ru’yet ve ta‘dilini taleb ve istid‘âya istihkākı olacakdır ve eğerçi yedinci sene esnasında tarafeynden hiçbiri işbu ruhsat-ı bi'l-kaviyifi‘le getürmez ise ol takdirde evvelki yedi senenin iktizâsı gününden i‛tibaren diğer bir yedi sene içün daha mer’iyyü’l-icrâ tutulacak ve her yedi sene devrinin tekmîlinde bi-aynîhi amel olacakdır.
[4b] Yiğirmi İkinci Bend : İşbu âhidnâme tasdîk olunacak ve tasdîknâmeleri Dersa‛adet'de bir ay zarfında ve mümkün ise daha evvelce te‘atî olunarak tasdîknâmelerin mübâdelesi gününden i‛tibaren mer‘iyyü'l-icrâ tutulacakdır. Tasdîken li'l-mekâl tarafeyn murahhasları işbu âhidnâmeyi imza ve temhir itmişlerdir.


Bin Sekiz Yüz Altmış İki Sene-i Miladiyyesinin Alafranga Şehr-i Mayıs’ının Yiğirmi İkisinde Vaki Bin İki Yüz Yetmiş Sekiz Sene-i Hicriyesi Şehr-i Zi’l-ka‘de’sinin Yiğirmi Üçüncü Günü Târihiyle İşbu Âhidnâme Dersa‛âdet’de Akd ve Tanzîm Kılınmışdır

Birinci Madde : Memâlik-i mahrûsa-ı şâhâneye idhâl olunan emti‛a ve eşyâdan ahz olunan gümrük rüsûmâtının zammı hakkında ittihâz olunan kâ‛ide-i umûmiyeye teb‛a-i Avusturya Devlet-i fehîmesi Avusturya’dan ve hudûd boyundan Bosna ve Hersek eyaletlerine dâhil olacak emti‛a ve eşyâdan şimdiye kadar alınmakda olan yüzde üç resm-i gümrüğün zammına muvâfakat eylediğini ilan buyurur.  Binaen aleyh Devlet-i müşarün ileyhânın mezkûr eyaletlerde rüsum-ı idhâliyesi bi’t-taz‘îf eşyâ-yı mezkûrenin kıymeti üzerine hesab ile yüzde altıya iblağ olunacakdır ve buna mukabeleten mezkûr eyaletlerden Avusturya’ya idhâl olunacak emti‛a ve eşyânın ihrâcat rüsûmâtı dahî kezalik eşyâ-yı mezkûrenin kıymeti üzerine bi'l-hesab işbu sened-i munazamın icrâsından bulunduğu mu‛âhedenin tasdîknâmesi mübâdelesinden i‛tibaren yüzde bire tenzil olunacakdır ve ber minval-i muharrer rüsûm-ı idhâliye ve ihrâciyesi te’diye olunan emti‛a ve eşyâdan yine âhara geçmiş olsa dahî artık hiçbir gûne resm mutâlebesi câiz olmayacakdır.
İkinci Madde : Bugün imza olunan sâlifü'z-zikr mu‛âhedenin ahkâm-ı mündericesiyle Eflak ve Boğdan ve Sırbistan’da rüsûmât-ı idhâliye ve ihrâciye hakkında câri olan istatükonun hiçbir sûretle tağyiri murad olunmadığı dahî mukarrerdir.
Üçüncü Madde : Bosna ve Hersek taraflarında bulunan memlihalardan eyalât-ı mezkûre ahâlisinin sarfiyatı içün muktez olan mikdar tuz hâsıl olamadığından ve ahâli-i merkūmenin akdem havayicinde olan mezkûr tuzun teshîl-i emr-i tedariki Devlet-i Aliyye’nin matlûb-ı âlîsi bulunduğundan Avusturya tuzunun hudûddan geçirilerek Bosna ve Hersek eyaletlerine idhâline sûret-i istisnaiyyede olarak bundan böyle dahî mukaddemliği gibi canib-i saltanat-ı seniyyeden irâde-i ruhsat olunacakdır. Fakat eyalât-ı mezkûrede bu tuz maddesinin Devlet-i Aliyyece olan inhisârından kendisine â’id olacak hukūkun muhafazası zımnında ber minvâl-i muhârrer Avusturya’dan tevârüd edecek tuzdan ba‛de-ezîn arazi-i Devlet-i Aliyyeye duhûlünde yedd-i vahid vergisi namıyla yüzde yiğirmi alınacak ve bu resm te’diye olundukdan sonra mezkûr tuz diğer bir güne resm ve virgü mütâlebe olunmaksızın serbest üzre fürûht olmayacakdır.





[7b] Memâlik-i Devlet-i Aliyye ile İngiltere Memâliki beyninde Mevcûd Olan Münasebât Ticâretin Bir Kat Daha Tevsi‘ ve Teshîli Zımnında Mu‛âhede-i Kadîme-i Ticâreti Ta‘dilen ve Müceddeden Akd Olunan Ticâret Tu‛âhedesinin Sûretidir

Birinci Madde : Uhûd-ı mevcûde ile İngiltere teb‛a ve sefâyinine i‛tâ olunmuş olan kâffe-i hukūk ve imtiyâzât ve mu‛âfiyât uhûd-ı mezkûrenin işbu mukāvelenâme ile ta‘dil olunacak olan şerayiti bi'l-istisna hala ve istikbâlen tasdîk kılınmış ve bir de taraf-ı Devlet-i Aliyyeden bi'l-cümle düvel-i sâ’ire teb‛a ve sefîneleri ile ticâret ve seyr-i sefâyinine el-hâletü hâzihi i‛tâ olunmuş ve müstakbelde i‛tâ olunabilecek veyâhûd istîfâdesine mesağ gösterilecek olan kâffe-i hukūk ve imtiyâzât ve mu‛âfiyâta İngiltere teb‛a ve sefîneleriyle ticâret ve seyr-i sefâyinin dahî nâil ve hâiz olmaları mahsûsen meşrût bulunmuşdur.
İkinci Madde : Haşmetlü İngiltere kraliçesi hazretleri teb‛a veyâhûd vekîlleri memâlik-i mahrûsa-i şâhânenin her bir tarafında gerek dâhilen bey‘ ve şirâ etmek ve gerek taşraya ihrâc eylemek muradıyla Memâlik-i Devlet-i Aliyye mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesinden olan her dürlü eşyâyı bila istisna mübâya‘a ve iştirâ‛ etmeğe me’zun olacaklardır Devlet-i aliye bin sekiz yüz otuz sekiz senesi şehr-i Ağustos’unun on altısı târihiyle mün‘akid olan ticâret mu‛âhedesinin ikinci maddesi ile memâlik-i Devlet-i Aliyyenin mahsûlat-ı zira‛at ve sâ’ir her nev‘ mahsûlatı hakkında her dürlü yedd-i vahid usulünü resmen ilgā ve ibtâl ve kezâlik o misillü emti‛a ve eşyâ iştirâ‛sı veyâhûd eşyâ-yı merkmenin bade’l-mübâya‘a bir mahalden diğer bir mahalle nakliyçün hükümet-i mahalliyeden virilen tezkere usulünü lağv etmeği resmen taahhüd buyurmuş olmasıyla İngiltere teb‛asını hükümet-i mahalliyeden tezkere ahzına icbar zımnında vukū‘bulacak her dürlü tesaddiyata hilaf-ı ahd bir hareket nazarıyla bakılacak ve bu harekete ictisar etmek töhmetiyle müttehem olacak vüzera-yı izam ve me’mûrîn-i sâ’ire taraf-ı Devlet-i Aliyyeden derhal şedîden te’dîb olunacak ve bu sebebden naşi giriftar olduğu kâffe-i zarar ve ziyân layıkıyla isbata muktedir olacak olan İngiltere teb‛asının hukūku kâmilen ihkāk buyurulacakdır.
Üçüncü Madde : İngiltere tüccar veyâhûd vekîlleri Memâlik-i Devlet-i Aliyye mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesinden olup derun-ı memâlik-i Osmaniye’de sarf ve istihlak içün memâlik-i Osmaniye’de bey‛ ve fürûht etmek niyetiyle eşyâ ve emti‛a [8a]mübâya‘a eyledikleri hâlde eşyâ ve emti‛a-i mezkûrenin iştirâ‛ ve fürûhtunda vesâ’ir icab eden her dürlü muamelat-ı ticâriyesinin icrâsı esnasında ticâret-i dâhiliyye ile me’luf olan teb‛a-i Devlet-i Aliyye veyâhûd ecnebiyyeden en ziyade mazhâr-ı müsâ‛ade olan tüccarın kazaya-yı mümâsilede te’diye etdikleri rüsûmâtı te’diye edeceklerdir.
Dördüncü Madde : Tarafeyn-i mu‛âhedeynden birinin memâlikinden veyâhûd zîr-i tasarrufunda bulunan mahallerden yekdiğerinin memâlikin veyâhûd zîr-i tasarrufunda bulunan mahallere gönderilmek üzre ihrâc olunan her dürlü eşyâdan bunların memâlik-i sâ’ireye nakl olunmak üzre ihrâc olunduğu hâlde verdikleri veyâhûd verecekleri rüsûmâtdan başka ve ziyade nesne alınmayacakdır ve tarafeyn-i mu‛âhedeynden birinin memâlikinden veyâhûd zîr-i tasarrufunda bulunan mahallerden yekdiğerinin memâlik veyâhûd zîr-i tasarrufunda bulunan mahallere nakl olunacak her nev‘ eşyânın nakl ve ihrâcı memnu‘iyyeti o misillü eşyânın memâlik-i sâ’ireye nakl ve ihrâcına dahî şümûlü olmadıkca icrâ olunmayacakdır Memâlik-i Devlet-i Aliyye mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesinden olup İngiltere teb‛ası veyâhûd vekîlleri taraflarından iştirâ‛ olunacak eşyâdan gerek mahall-i mübâya‘asında ve gerek ihrâc olunacağı mahalle naklinde hiçbir resm ve avâ’id mutâlebe olunmayup yalnız ihrâc olunacağı mahalde iskeledeki kıymeti üzerine hesab olunmuş ve hîn-i ihrâcında istîfâ olunur yüzde sekizi tecavüz etmez bir reftiye resmi alınacakdır ve bu resmi te’diye etmiş olan her bir eşyâ yedd-i ahara geçmiş olsa bile memâlik-i Devlet-i Aliyye’nin hiçbir tarafında resm-i mezkûru tekrar te’diye etmeyecekdir şurası dahî mukarrerdir ki zikr olunan yüzde sekiz resm-i gümrük beher sene yüzde birer tenzil olunarak gümrük idare ve nezaretin mesarif-i umumiyesini tesviye etmek üzre eşyânın kıymeti üzerine hesab olunmuş yüzde bir resm-i mukarrerine bi’t-tedrîc tenzîl kılınacakdır.
Beşinci Madde : Gerek memâlik-i mahrûsanın mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesinden olup berren ve bahren İngiltere ve âna tâbi‘ olan mahallere nakl olunacak ve gerek İngiltere ve âna tâbi‘ olan mahallerin mahsûlat-ı arziyye ve sınaiyesinden olup kangı tarikiyle olur ise olsun memâlik-i mahrûsaya idhâl kılınacak olan her bir emti‛a ve eşyâdan memâlik-i mahrûsanın o nev‘ mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesinden alınan rüsûmâtdan ziyade resm alınmayacakdır ve bir de tarafeyn-i mu‛âhedeynden birinin memâlik ve zîr-i tasarrufunda bulunan sâ’ir mahaller mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesinden olan her nev emti‛a ve eşyânın yekdiğerinin memâlik ve zîr-i tasarrufunda bulunan mahallere nakl ve ihrâcı memnu‘iyyeti memâlik-i sâ’ire mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesinden olan o nev‘ emti‛a ve eşyâya şümûlü olmadıkca [8b]icrâ olunmayacakdır ve bundan başka zât-ı hazret-i mülûkâne zîrde beyan olunan istisnadan maada İngiltere ve âna tâbi‘ olan mahallerin mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesinden olan her bir eşyânın kangı mahalden gelür ise gelsün memâlik-i mahrûsaya idhâlini men‘ etmemekliği ve İngiltere ve âna tâbi‘ olan mahallerden memâlik-i mahrûsaya nakl ve idhâl olunacak mahsûlat-ı arziyye ve sınaiyyeden alınacak rüsûmâtın eşyânın mikdarına göre yüzde sekiz veyâhûd buna mukabil ta‘arrüfe mucebince muhassas olup ahz oluna resm-i mu‛ayyeni tecâvüz etmemesini ta‛ahhüd buyurur. İşbu resm-i mu‛ayyen eşyânın iskeledeki kıymeti üzerine hesab olunacak ve eşyâ-yı mezkûre bahren gelmiş ise sefîneden karaya hîn-i ihrâcında ve berren gelmiş ise ilk VSVSVSVSVSV




sonuna kadar okumadınız ama sonunu merak ediyorsanız bu tezi çalmamda bana yardım eden muhammed öztürkün masasına en içten tebriklerimi yolluyorum 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder