[1b]Birinci Bend : Mevcûd olan mu‛âhedât ve mukāvelât ile Avusturya teb‛a ve
sefâyin ve seyr-i sefâyin ve ticâretine virilmiş olan kâffe-i hukūk-ı imtiyâzât
ve mu‛âfiyât işbu mukāvelenâme ile ta‛dîl olunacak şerâ’it-i müstesnâ olmak üzre hâlâ ve dâ’imâ
te’yîd olunmuşdur. Bundan mâ‘adâ saltanat-ı seniyyenin kâffe-i düvel-i sâ’irenin
ve sefâyin ve seyr-i sefâyin ve ticâreti hakkında bu güne kadar virmiş veya
şimdiki hâlde virmek üzre bulunmuş veyâhûd istikbâlen virebilecek veya
istifâdesine mesâğ gösterebilecek olduğu bi'l-cümle hukūk-ı imtiyâzât ve
mu‛âfiyât Avusturya Devleti teb‛a ve sefâyin ve seyr-i sefâyin ve ticâretine dahî
i‛tâ ile işbu hukūk ve imtiyâzâtın isti‛mâl ve istifâdesinin te’mîn olunması
mahsûsen mukarrer ve meşrût bulunmuşdur.
İkinci Bend : Avusturya teb‛a ve sefâyin ve
ticâret ve seyr-i sefâyini işbu mukāvelenâme ile icrâ olunan ta‛dîlâtdan mâ‛adâ
devlet-i müşârun ileyhânın saltanat-ı seniyyenin İngiltere Devleti ile bin
sekiz yüz otuz sekiz senesi Ağustos'unun on altısı târihinde ve Fransa Devleti
ile bin sekiz yüz otuz sekiz senesi Teşrîn-i sânî'sinin yiğirmi beşi târihinde
akd olunan ticâret mu‛âhedâtına vukū bulup bin sekiz yüz otuz dokuz senesi
Ağustos'unun yiğirmi yedisi târihiyle sefâret-i imparatoriyyeden virilen takrîr
ile bin sekiz yüz otuz dokuz sene-i milâdiyyesi Teşrîn-i evvel'inin yiğirmi
biri ya‛ni bin iki yüz elli beş sene-i
hicriyesi Şa‛bân'ının on üçü târihinde cânib-i Bâb-ı Âli'den cevâben virilen
takrîre münderic bulunan muvâfakati sebebiyle i‛tâ ve teʾmin olunmuş olan hukūk
ve imtiyâzât ve mu‛âfiyâtdan kemâ-fi's-sâbık istifâdeye devam eylemeleri bir sûret-i
mahsûsada mukarrer bulunmuşdur.
Üçüncü Bend : Avusturya Devleti teb‛a veya
vekîlleri memâlik-i mahrûsa ile Devlet-i Aliyyenin zîr-i tasarrufunda bulunan
memâlikin her bir tarafında gerek dâhilen ticâret itmek ve gerek hârice nakl ve
ihrâc eylemek içün memâlik-i mezkûrenin mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesinden
bulunan kâffe-i emti‘a ve eşyâyı bilâ istisnâ serbestce mübâya‘a
idebileceklerdir. Ve Devlet-i Aliyye bend-i sâbıkda beyân olunduğu üzre
tevârih-i mezkûrede İngiltere ve Fransa ile akd olunup şerâ’it-i mündericesi
Avusturya ticâreti hakkında dahî mer‘i olan mu‛âhedenin ikinci bendi
iktizâsınca memâlikinin gerek mahsûlat-ı zira‘at ve gerek sâ’ir her nev mahsûlâtı
hakkında her dürlü yedd-i vâhid usûlünü kat‘iyyen ilgā eylemeği ve bir eşyânın
mübâya‛a veya ba‛de'l-mübâya‛a ahar mahalle nakli içün mahallî me’murları
tarafından ruhsat tezkeresi i‛tâsı usûlünü icrâ eylemeği resmen ta‘ahhüd
buyurmuş olduğundan me’murîn-i mumâ ileyhim taraflarından Avusturya teb‛asını veyâhûd
vekîllerini bu yolda tezkere ( silik ) etmek gibi her gûne tesaddiyâta veya
mu‛âhedât ile kabul olunmamış veyâhûd bu mu‘ahedât ile ta‘yîn olunan resmi
mütecâviz bir resm ahz olunmamasına hilâf-ı ahd bir hareket nazarıyla bakılarak
saltanât-ı seniyye bu gûne hilâf-ı ahd hareketle müttehem olan me’mûrîni kangı
( silik ) olur ise olsun derhâl şedîden
te’dîbe idecek [2a] ve böyle bir
sebeble giriftâr-ı zarar ve hasar olduğunu layıkıyla isbât idebilecek olan Avusturya
teb‛a veya vekîllerinin her dürlü zarar ve ziyânını tazmîn eyleyecekdir.
Dördüncü Bend : Avusturya tüccar veya vekîlleri
memâlik-i mahrûsa mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‘iyyesinden dâhilen sarf ve istihlâk
içün fürûht itmek üzre mübâya‘a idecekleri her dürlü eşyâ içün ol eşyânın hîn-i
iştirâ ve fürûhtunda veyâhûd sâ’ir gûne mu‘âmelât-ı ticâriyesi vukū‘unda
teb‛a-i Devlet-i Aliyye veyâhûd ecnebiyyeden ticâret-i dâhiliyye ile me’luf
olanlardan en ziyade mazhar-ı müsa‘ade olanlarının kazaya-yı mümâsilede te’diye
eyledikleri rüsûmun aynını vireceklerdir.
Beşinci Bend : Memâlik-i mahrûsa mahsûlat-ı
arziyye ve sınâ‘iyyesinden memâlik-i ecnebiyyeye nakl ve ihrâc içün Avusturya
tüccar ve vekîlleri tarafından iştirâ‛ olunacak her dürlü emti‘a ve eşyâ her gûne
resm ve teklifden mu‘af olduğu hâlde taşra ihrâc olunmak içün en münâsib olan
mahalle nakl olunacakdır oraya vüsûlünde eşyâ-yı mezkûreden iskele veya ihrâc
olunacağı mahaldeki kıymeti üzerine hesab olunmuş yalnız yüzde sekiz resm-i
gümrük alınacak ve işbu yüzde sekiz resm gümrük, gümrük idare ve nezaretinin
mesârif-i umûmiyesine karşılık olmak üzre yüzde bir resm-i mukarrer ve
kat‘îsine tenezzül edinceye kadar beher sene yüzde birer tenzîl olunacakdır ve
sefîneye tahmîl veyâhûd taşra nakl ve ihrâc olunacağı mahalde mübâya‘a olunup
reftiye resmi edâ olunmuş olan her bir emti‘a ve eşyâdan yedd-i âhara geçmiş
olsa bile artık bi't-tetebbu hiçbir resm mütâlebe olunmayacakdır.
Altıncı Bend : Avusturya memâliki mahsûlat-ı
arziye ve sınâ‘iyyesinden ve sâ’ir gûne her dürlü emti‘a ve eşyâ gerek
Avusturya sefâyinine mahmûlen ve gerek Avusturya teb‛ası olarak sûret-i âharla
idhâl olunsun ve gerek Avusturya teb‛ası tarafından ya berren veya bahren ve
nehren memâlik-i sâ’ireden getirilen bu makûle eşyâ kemâ-fi’s-sâbık bilâ istisnâ
memâlik-i mahrûsanın her tarafında kabul kılınacakdır. Şurasıda mukarrerdir ki
işbu mu‛âhede şerâyitine tevfîkan resm-i idhâliyesi te’diye olunan bir eşyânın
sonra gerek vâsıl olduğu mahalde ve gerek dâhil-i memâlikde fürûht olunsun
artık ne bâyi‘inden ve ne müşterisinden hiçbir resm mütâlebe olunmayup fakat
eğer bu eşyâ memâlik-i mahrûsada sarf ve istihlâk içün fürûht olunmayup da
dühûlunden altı ay müddet sonra yine ihrâc olunacak olur ise bu makûle eşyâ
transit eşyâsı hükmünde olarak hakkında onuncu bendde muharrer olduğu vechile
mu‘âmele olunacakdır ve bu hâlde gümrükler idaresi tarafından âmediye resmini
te’diye eylediğini isbat eden tâcire bu resm ile onuncu bendde te‘ayyün olunan
transit resmi beynindeki fark ve tevâfüt mikdarının der‘akab i‘ade ve i‘tâsı lâzım
gelecekdir. Bir de resm-i idhâliye eşyânın sefîneden çıkarıldığı mahalde
te’diye olunmak üzre iskeledeki kıymeti üzerine hesap olunmuş yalnız yüzde
sekiz mikdarında te‘ayyün ve tekarrür idecekdir.
[2b]Yedinci Bend : Tarafeyn-i mu‛âhedeyn memâlikinin
hem-hudûd bulunan ki‛tâ‘alarında cârî olan münâsebât-ı ticâretlerinden neş’et
etmiş olan ahvâl-i istisnâ’iyyeye ve kıta‘at-ı mezkûre arâzîsinin ve tarafeyn
memâliki mahsûlâtının cinsi ve nev‘i sebebiyle tarafeyn ahâlisi müttehem
havâyic-i zarûriyeleri olan ticâretin ahval-i mahsûsasına nazaran havâle-i mezkûre
münâsebât-ı ticâretin evvel ve âhir şerâ’it-i mahsûsa ile tanzîmine lüzûm
göründüğünden bu def‘a dahî ticâret-i mezkûre hakkında şerâ’iti işbu mu‛âhedenin
cüz’i mütemmimi bulunan bir sened-i munazam? derc olunmuş olan mukāvele-i
mahsûsaya bi'l-ittîfâk karar verilmişdir ve şurası da mukarrerdir ki, Avusturya
Devleti dahî kendü tarafından işbu hudûd ticâreti hakkında şimdiye kadar i‛tâ olunmuş
olan teshîlâtı îfâ ve mümkün mertebe teksîr ile beraber Avusturya memâlikinde
memâlik-i mahrûsa mahsûlatıyla ticâret eden teb‛a-i Devlet-i Aliyye’nin ez-kadîm
mazhar olmuş oldukları hukūk ve imtiyâzât ve mu‘âfiyâtdan kemâ-fi's-sâbık
istifâde etmelerine mâni‘ olmayacakdır.
Sekizinci Bend –Eflak ve Boğdan ve Sırp
imârâtına gitmek üzre memâlik-i şâhânenin sâ’ir taraflarından mürûr eden emti‘a
ve eşyâ-yı ecnebiyye resm-i gümrüğünün zikr olunan imârâta hîn-i vüsûllerinde
ve kezâlik memâlik-i şâhânenin sâ’ir taraflarına gitmek üzre imârât-ı mezkûreden
mürûr eden eşyâ ve emti‛a-i ecnebiyye resm-i gümrüğünün Devlet-i Aliyye
tarafından doğrudan doğruya idare olunan ilk gümrüğe vüsûllerinde te’diye
olunacakdır işbu kā‘ide gerek imârât-ı mezkûrenin ve gerek memâlik-i şâhânenin sâ’ir
taraflarının memâlik-i ecnebiyyeye götürülecek olan mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‘iyyesi
hakkında dahî câri olarak imârât-ı mezkûre mahsûlatının resm-i gümrüğü imârât-ı
mezkûre gümrük idaresine ve memâlik-i şâhânenin sâ’ir tarafları mahsûlatının Devlet-i
Aliyye memurlarına virilüp bu sûretle gerek âmediye ve gerek reftiye resmi her hâlde
yalnız bir def‘a îfâ kılınacakdır.
Dokuzuncu Bend : Gerek Avusturya’nın mahsûlat-ı
arziyye ve sınâ‛iyyesinden ve gerek her bir ecnebî memleketi mahsûlat-ı arziyye
ve sınâ‛iyyesinden olup Avusturya teb‛asına â’id olup Avusturya sefâyinine
mahmûlen vürûd eden emti‛a ve eşyâ Bahr-ı sefid Boğazı'ndan ve Haliç-i Kostantiniyye’den
ve Karadeniz Boğazı'ndan geçdiği hâlde eşyâ-yı merkūme gerek mahmûl olduğu sefîne
ile ve gerek diğer sefîneye akdarılarak işbu boğazlardan geçsin ve gerek memâlik-i
ecnebiyyeye nakl olunmak üzre satılmış olduğu hâlde diğer sefîneye tahmîl
olunmak ve yola çıkarılıncaya değin bir vakt-i mahdud içün karaya çıkarılsın eşyâ-yı
merkūme içün hiçbir dürlü resm ve avâ’id mütâlebe olunmayacakdır. Eşyâ-yı mezkûre karaya çıkarıldığı hâlde Dersa‛âdet
’de gümrük anbarına ve memâlik-i Devlet-i Aliyyenin anbar olmayan sâ’ir
mahallerinde gümrükler nezâreti altına vaz‘ olunacakdır.
[3a]Onuncu Bend : Devlet-i Aliyye müsâ‛adât-ı
tedrîciye ile berrî transit hakkında i‘tâ-yı teshîlât itmek arzusunda
bulunduğundan âhar memâlike gönderilmek üzre memâlik-i Devlet-i Aliyyeye idhâl
olunan eşyâdan ilâ yümnâ haza alınmakda olan yüzde üç resm-i gümrüğün bu günden
yüzde ikiye tenzîl olunarak maru’z-zikr yüzde üç resm hakkında şimdiye değin câri
olmuş olduğu misillü işbu yüzde iki resm dahî emti‛a ve eşyânın memâlik-i Devlet-i
Aliyyeye hîn-i dühûlünde te’diye olunması ve sekiz senenin hitâmında yüzde bir
resm-i mu‘ayyen ve kat‘îsine tenzîl kılınması mukarrerdir ve bu resm memâlik-i mahrûsa
mahsûlatından alınacak reftiye resmi misillü kaydiye mesârifini tesviye itmek
içün tahsil kılınacakdır. Bununla beraber Devlet-i Aliyye bir nizâm-ı mahsus
ile bu bâbda hîle vukū‘unun men‘i tedâbirini ittihâz itmek hukūkunu muhafaza
eylediğini i‘lân buyurur.
On Birinci Bend :
Memâlik-i şâhânede
memâlik-i ecnebiyye mahsûlat-ı arziye ve sınâ‛iyyesinden olan eşyâ ahz ve i‘tâsıyla
mes‘ûl olan Avusturya teb‛a veyâhûd vekîlleri mensub oldukları memleketlerin
emti‛a ve eşyâsı ticâretini eden sâ’ir teb‛a-i ecnebiyyenin mükellef oldukları
rüsûmâtı te’diye ve hâ‛iz oldukları hukūk ve imtiyâzât ve mu‛âfiyâtdan istifâde
edeceklerdir.
On İkinci Bend : Üçüncü madde şerâ’it ve ahkâmına
istisnâ’i ba‘de-ezin tuz ve her ne şekl ve sûretde olur ise olsun tütün Avusturya
teb‛asının memâlik-i Devlet-i Aliyyeye idhâline me’zun oldukları emti‛a ve eşyâdan
ma’dûd olmayacakdır. Ma‘amâfih Avusturya teb‛ası veyâhûd vekîlleri yine
memâlik-i Devlet-i Aliyyede sarf ve istihlâk içün tuz ve tütün mübâya‛a ve fürûht
itdikleri hâlde işbu iki nev‘ eşyâ ahz ve i‘tâsı ile me’lûf olan teb‛a-i Devlet-i
Aliyyenin en ziyâde mazhâr-ı müsâ‛ade olanlarının mükellef oldukları tekâlif ve
nizâmata tâbi‘ olacaklardır. İşbu tecdîde mukābil Avusturya teb‛ası veyâhûd
vekîllerinin memâlik-i Devlet-i Aliyyeden ihrâc idecekleri tütün ve tuzdan ba‘de-ezin
hiçbir güne resm alınmayacakdır. Fakat teb‛a-i veyâhûd vekîlleri memâlik-i mahrûsadan
ihrâc idecekleri tütün ve tuzun mikdarını gümrük idaresine beyana mecbûr
olacaklardır ve gümrük idaresi tütün ve tuz ihrâcatına nezaret itmek hukūkunu kemâ-fi’s-sâbık
muhafaza idüp fakat bununla gerek kaydiye namıyla ve gerek nam-ı aharla eşyâ-yı
merkūmeden hiçbir resm taleb edemeyecekdir.
On Üçüncü Bend : Tarafeyn-i fehîmeyn-i mu‛âhedeyn
beyninde mukarrerdir ki Devlet-i Aliyye barut ve top ve esliha-i harbiye ve
mühimmât-ı askeriyenin memâlik-i şâhâneye idhâlinin umûmen men‘i hakk ve salâhiyetini
muhafaza buyurur. İşbu memnu‘iyyet resmen tebliğ olunmadıkça [3a] mer’iyyü’l-icrâ olamayacak yalnız
bu memnu‘iyyeti hâvî olacak beyannâme-i resmîde sarahaten te‘ayyün olunacak
olan alât ve eşyâ-yı harbiye hakkında câri olacakdır. Vech-i muharrer üzre
memnu‘ olmayan her dürlü alât ve eşyâ-yı harbiye memâlik-i şâhâneye hîn-i
idhâllerinde nizâmat-ı mahalliyeye tâbi‘ olup fakat Avusturya sefâreti
tarafından bir ruhsat-ı istisna‛iyye istid‘a olunur ise esbâb-ı kaviyye mâni‘
olmadıkca sefâretin işbu istid‘asına müsâ‛ade olunacakdır ve hususiyle barutun
idhâli memnu‘ değil ise şerâ’it-i âtiyeye tâbi olacakdır şöyle ki evvela Avusturya
Devleti teb‛ası nizâmat-ı mahalliyenin te‘ayyün eylediği mikdardan ziyade asla
barut fürûht etmeyecekdir. Saniyen bir gemi yükü veyâhûd bir mikdar küllî barut
bir Avusturya sefînesiyle memâlik-i mahrûsanın bir limanına vasıl oldukda işbu sefîne
me’mûrîn-i mahalliye taraflarından te‘ayyün olunacak bir mahall-i mahsûsa
lenger-endaz olarak hâmil olduğu barut me’mûrîn-i mumâ ileyhimin nezaretiyle
anbarlara veyâhûd yine me’mûrîn-i mûmâ ileyhim taraflarından gösterilecek sâ’ir
mahallere ihrâc olunacakdır ve barut-ı mezkûrun ashâbı nizâmat-ı mahalliye
ittibâ‘ iderek zikr olunan anbarlara girebileceklerdir. Sayd tüfengi ve piştov
ve zinet-i esliha veyâhûd isti‘mal-i mahsus içün olan mikdar-ı cüz’i sayd
barutu işbu bendde münderic şerâ’ite tâbi‘ olmayacakdır.
On Dördüncü Bend : Avusturya tâciri sefâyininin
bahr-ı sefîd ve siyah boğazlarından mürûrlariyçün ber mu‘tad lâzım gelen izn-i sefîne
fermanları dâ‛ima sefâyin-i merkūmeyi mümkün mertebe bekletmeyecek sûretde i‛tâ
olunacakdır.
On Beşinci Bend :
Hamûlesi memâlik-i
Devlet-i Aliyyede teslim olunacak Avusturya tüccar sefâyini kapudanlarının hamûleyi
ihrâc idecekleri limana vüsûlleri akabinde derhal hamûlelerinin
manifestolarının bir sûret-i sâhihasını gümrük tarafına i‛tâ eylemeleri lâzım
gelecekdir.
On Altıncı Bend :
Gümrükden
kaçırılarak idhâl olunan eşyâ canib-i mîrîden müsadere olunabilecektir. Fakat
kaçırılan eşyâ me’mûrîn taraflarından tutulduğu akîbinde bunun takrîr veyâhûd
mazbatası bi't-tanzim kaçırma add olunan eşyâ sahibinin mensub olduğu
konsoloshaneye tebliğ kılınup hiçbir eşyâ kaçırma olduğu layıkı ve nizamı
vechile sâbit olmadıkca müsadere olunmayacaktır.
On Yedinci Bend :
Avusturya
Devleti memâlikine Osmanlı sefîneleriyle idhâl kılınacak Memâlik-i Devlet-i
Aliyye mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesi hakkında en ziyade mazhar-ı müsâ‛ade
ve imtiyaz olan milletin o nev‘ mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesine olunacak mu‛âmelenin
aynı icrâ kılınacak ve fakat Devlet-i müşarün ileyhâ ile mevcûd olan râbi‛tâ-i [4a] ittîfâklarına mebni müttefikîn
Cermenya yani Zu’l-feriş memâlikinin Avusturya memâlikinde sâ’ir Devletler mahsûlatına
i‘tâsı mümkün olmayan teshilatdan müstefîd olmakda olan mahsûlatı münfereden
müstesna kalacakdır.
On Sekizinci Bend
: Yedinci
bendde zikri sebkat eden sened-i munazzamda ta‘ayyün ve tasrih olunan kuyûd ve
ta‘dilat ile beraber işbu mu‛âhede ahkâm-ı mündericesi saltanat-ı seniyyenin
Avrupa ve Asya ve Afrika ki‛tâ‘alarında olan kâffe-i memâlik ve arazi ve tevâbi‘atından
olan mahallerde tamamıyla mer‘iyyü'l-icrâ olacakdır.
On Dokuzuncu Bend
: Avusturya Devlet-i fehîmesi işbu ahidnâmenin
her bir bendinde isti‘mal olunmuş olan elfâz ve ta‘biratın me‘anî-i tâbi‘iyye
ve sarihasından ziyâde ve haric bir hükm ve ma‛na istihrâc itmek ve ne de
idare-i dâhiliyyesi hususunun icrâsında Devlet-i Aliyyeye hiçbir vechile
mevani‘ ilgā eylemek muradında bulunmadığı mukarrer bulunmuşdur şu kadar ki,
saltanat-ı seniyyenin zikr olunan hukūk-ı idare-i dâhiliyyesi Avusturya Devletiyle
mevcûd olan uhûd-ı kadîmesine ve işbu ahidnâme ile Avusturya teb‛ası ve emvâli
hakkında i‛tâ buyurulmuş olan imtiyazâta nekâz-ı alenîyi mûceb olmayacakdır.
Yiğirminci Bend : İşbu mu‛âhede tasdîknâmelerinin
mübâdelesi gününden i‛tibaren yiğirmi sekiz sene mer’iyyü’l-icrâ tutulacak ve
bununla tarafeyn-i fehîmeyn-i mu‛âhedeynden her birinin bi’t-tecrübe lüzûmunu
his edecekleri ta‛dilâtı on dördüncü ve yiğirmi birinci sene hitâmında diğerine
bildirmeğe salâhiyeti olacakdır.
Yiğirmi Birinci
Bend : Gerek
Avusturya Devleti memâliki mahsûlat-ı arziyye ve zira‛iyye ve sınâ‛iyyesinden
olup Avusturya teb‛ası tarafından memâlik-i Devlet-i Aliyyeye idhâl kılınacak
olan ve gerek Devlet-i Aliyye memâliki mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesinden
olup Avusturya tacirleri veyâhûd vekîllerinin Avusturya memâlikine veyâhûd memâlik-i
sâ’ireye nakl ve idhâl etmek üzre memâlik-i Devlet-i Aliyyenin her bir tarafında
mübâya‛a ve iştirâ‛ idecekleri her dürlü eşyâ ve emti‛adan işbu mu‛âhedenin
şerayit-i mündericesi mûcebince alınacak resm-i gümrükün ta‛arrifesini tanzîm
etmek içün tarafeyn-i fehîmeyn-i mu‛âhedeyn tarafından bir komisyon nasb ve
ta‘ayyün kılınmışdır. Bu sûretle tanzîm olunacak yeni ta‛arrife imza kılındığı târihinden
i‛tibaren yedi sene müddetle câri olacak ve tarafeyn-i mu‛âhedeynden her
birinin müddet-i mezkûrenin iktizâsından bir sene evvel işbu ta‛arrüfenin ru’yet
ve ta‘dilini taleb ve istid‘âya istihkākı olacakdır ve eğerçi yedinci sene
esnasında tarafeynden hiçbiri işbu ruhsat-ı bi'l-kaviyifi‘le getürmez ise ol
takdirde evvelki yedi senenin iktizâsı gününden i‛tibaren diğer bir yedi sene
içün daha mer’iyyü’l-icrâ tutulacak ve her yedi sene devrinin tekmîlinde
bi-aynîhi amel olacakdır.
[4b] Yiğirmi İkinci Bend : İşbu âhidnâme tasdîk olunacak ve tasdîknâmeleri
Dersa‛adet'de bir ay zarfında ve mümkün ise daha evvelce te‘atî olunarak
tasdîknâmelerin mübâdelesi gününden i‛tibaren mer‘iyyü'l-icrâ tutulacakdır.
Tasdîken li'l-mekâl tarafeyn murahhasları işbu âhidnâmeyi imza ve temhir
itmişlerdir.
Bin Sekiz Yüz Altmış İki Sene-i
Miladiyyesinin Alafranga Şehr-i Mayıs’ının Yiğirmi İkisinde Vaki Bin İki Yüz Yetmiş
Sekiz Sene-i Hicriyesi Şehr-i Zi’l-ka‘de’sinin Yiğirmi Üçüncü Günü Târihiyle İşbu
Âhidnâme Dersa‛âdet’de Akd ve Tanzîm Kılınmışdır
Birinci Madde : Memâlik-i mahrûsa-ı şâhâneye
idhâl olunan emti‛a ve eşyâdan ahz olunan gümrük rüsûmâtının zammı hakkında
ittihâz olunan kâ‛ide-i umûmiyeye teb‛a-i Avusturya Devlet-i fehîmesi
Avusturya’dan ve hudûd boyundan Bosna ve Hersek eyaletlerine dâhil olacak emti‛a
ve eşyâdan şimdiye kadar alınmakda olan yüzde üç resm-i gümrüğün zammına muvâfakat
eylediğini ilan buyurur. Binaen aleyh
Devlet-i müşarün ileyhânın mezkûr eyaletlerde rüsum-ı idhâliyesi bi’t-taz‘îf eşyâ-yı
mezkûrenin kıymeti üzerine hesab ile yüzde altıya iblağ olunacakdır ve buna
mukabeleten mezkûr eyaletlerden Avusturya’ya idhâl olunacak emti‛a ve eşyânın ihrâcat
rüsûmâtı dahî kezalik eşyâ-yı mezkûrenin kıymeti üzerine bi'l-hesab işbu
sened-i munazamın icrâsından bulunduğu mu‛âhedenin tasdîknâmesi mübâdelesinden i‛tibaren
yüzde bire tenzil olunacakdır ve ber minval-i muharrer rüsûm-ı idhâliye ve ihrâciyesi
te’diye olunan emti‛a ve eşyâdan yine âhara geçmiş olsa dahî artık hiçbir gûne
resm mutâlebesi câiz olmayacakdır.
İkinci Madde : Bugün imza olunan sâlifü'z-zikr
mu‛âhedenin ahkâm-ı mündericesiyle Eflak ve Boğdan ve Sırbistan’da rüsûmât-ı idhâliye
ve ihrâciye hakkında câri olan istatükonun hiçbir sûretle tağyiri murad
olunmadığı dahî mukarrerdir.
Üçüncü Madde : Bosna ve Hersek taraflarında
bulunan memlihalardan eyalât-ı mezkûre ahâlisinin sarfiyatı içün muktez olan
mikdar tuz hâsıl olamadığından ve ahâli-i merkūmenin akdem havayicinde olan mezkûr
tuzun teshîl-i emr-i tedariki Devlet-i Aliyye’nin matlûb-ı âlîsi bulunduğundan
Avusturya tuzunun hudûddan geçirilerek Bosna ve Hersek eyaletlerine idhâline sûret-i
istisnaiyyede olarak bundan böyle dahî mukaddemliği gibi canib-i saltanat-ı
seniyyeden irâde-i ruhsat olunacakdır. Fakat eyalât-ı mezkûrede bu tuz
maddesinin Devlet-i Aliyyece olan inhisârından kendisine â’id olacak hukūkun
muhafazası zımnında ber minvâl-i muhârrer Avusturya’dan tevârüd edecek tuzdan
ba‛de-ezîn arazi-i Devlet-i Aliyyeye duhûlünde yedd-i vahid vergisi namıyla
yüzde yiğirmi alınacak ve bu resm te’diye olundukdan sonra mezkûr tuz diğer bir
güne resm ve virgü mütâlebe olunmaksızın serbest üzre fürûht olmayacakdır.
[7b] Memâlik-i Devlet-i Aliyye ile
İngiltere Memâliki beyninde Mevcûd Olan Münasebât Ticâretin Bir Kat Daha Tevsi‘
ve Teshîli Zımnında Mu‛âhede-i Kadîme-i Ticâreti Ta‘dilen ve Müceddeden Akd Olunan
Ticâret Tu‛âhedesinin Sûretidir
Birinci Madde : Uhûd-ı mevcûde ile İngiltere teb‛a
ve sefâyinine i‛tâ olunmuş olan kâffe-i hukūk ve imtiyâzât ve mu‛âfiyât uhûd-ı mezkûrenin
işbu mukāvelenâme ile ta‘dil olunacak olan şerayiti bi'l-istisna hala ve
istikbâlen tasdîk kılınmış ve bir de taraf-ı Devlet-i Aliyyeden bi'l-cümle
düvel-i sâ’ire teb‛a ve sefîneleri ile ticâret ve seyr-i sefâyinine el-hâletü
hâzihi i‛tâ olunmuş ve müstakbelde i‛tâ olunabilecek veyâhûd istîfâdesine mesağ
gösterilecek olan kâffe-i hukūk ve imtiyâzât ve mu‛âfiyâta İngiltere teb‛a ve sefîneleriyle
ticâret ve seyr-i sefâyinin dahî nâil ve hâiz olmaları mahsûsen meşrût
bulunmuşdur.
İkinci Madde : Haşmetlü İngiltere kraliçesi
hazretleri teb‛a veyâhûd vekîlleri memâlik-i mahrûsa-i şâhânenin her bir
tarafında gerek dâhilen bey‘ ve şirâ etmek ve gerek taşraya ihrâc eylemek muradıyla
Memâlik-i Devlet-i Aliyye mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesinden olan her dürlü eşyâyı
bila istisna mübâya‘a ve iştirâ‛ etmeğe me’zun olacaklardır Devlet-i aliye bin
sekiz yüz otuz sekiz senesi şehr-i Ağustos’unun on altısı târihiyle mün‘akid
olan ticâret mu‛âhedesinin ikinci maddesi ile memâlik-i Devlet-i Aliyyenin mahsûlat-ı
zira‛at ve sâ’ir her nev‘ mahsûlatı hakkında her dürlü yedd-i vahid usulünü
resmen ilgā ve ibtâl ve kezâlik o misillü emti‛a ve eşyâ iştirâ‛sı veyâhûd eşyâ-yı
merkmenin bade’l-mübâya‘a bir mahalden diğer bir mahalle nakliyçün hükümet-i
mahalliyeden virilen tezkere usulünü lağv etmeği resmen taahhüd buyurmuş
olmasıyla İngiltere teb‛asını hükümet-i mahalliyeden tezkere ahzına icbar
zımnında vukū‘bulacak her dürlü tesaddiyata hilaf-ı ahd bir hareket nazarıyla
bakılacak ve bu harekete ictisar etmek töhmetiyle müttehem olacak vüzera-yı
izam ve me’mûrîn-i sâ’ire taraf-ı Devlet-i Aliyyeden derhal şedîden te’dîb
olunacak ve bu sebebden naşi giriftar olduğu kâffe-i zarar ve ziyân layıkıyla
isbata muktedir olacak olan İngiltere teb‛asının hukūku kâmilen ihkāk
buyurulacakdır.
Üçüncü Madde : İngiltere tüccar veyâhûd vekîlleri
Memâlik-i Devlet-i Aliyye mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesinden olup derun-ı memâlik-i
Osmaniye’de sarf ve istihlak içün memâlik-i Osmaniye’de bey‛ ve fürûht etmek
niyetiyle eşyâ ve emti‛a [8a]mübâya‘a
eyledikleri hâlde eşyâ ve emti‛a-i mezkûrenin iştirâ‛ ve fürûhtunda vesâ’ir
icab eden her dürlü muamelat-ı ticâriyesinin icrâsı esnasında ticâret-i dâhiliyye
ile me’luf olan teb‛a-i Devlet-i Aliyye veyâhûd ecnebiyyeden en ziyade mazhâr-ı
müsâ‛ade olan tüccarın kazaya-yı mümâsilede te’diye etdikleri rüsûmâtı te’diye
edeceklerdir.
Dördüncü Madde : Tarafeyn-i mu‛âhedeynden
birinin memâlikinden veyâhûd zîr-i tasarrufunda bulunan mahallerden
yekdiğerinin memâlikin veyâhûd zîr-i tasarrufunda bulunan mahallere gönderilmek
üzre ihrâc olunan her dürlü eşyâdan bunların memâlik-i sâ’ireye nakl olunmak
üzre ihrâc olunduğu hâlde verdikleri veyâhûd verecekleri rüsûmâtdan başka ve
ziyade nesne alınmayacakdır ve tarafeyn-i mu‛âhedeynden birinin memâlikinden veyâhûd
zîr-i tasarrufunda bulunan mahallerden yekdiğerinin memâlik veyâhûd zîr-i
tasarrufunda bulunan mahallere nakl olunacak her nev‘ eşyânın nakl ve ihrâcı
memnu‘iyyeti o misillü eşyânın memâlik-i sâ’ireye nakl ve ihrâcına dahî şümûlü
olmadıkca icrâ olunmayacakdır Memâlik-i Devlet-i Aliyye mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesinden
olup İngiltere teb‛ası veyâhûd vekîlleri taraflarından iştirâ‛ olunacak eşyâdan
gerek mahall-i mübâya‘asında ve gerek ihrâc olunacağı mahalle naklinde hiçbir
resm ve avâ’id mutâlebe olunmayup yalnız ihrâc olunacağı mahalde iskeledeki
kıymeti üzerine hesab olunmuş ve hîn-i ihrâcında istîfâ olunur yüzde sekizi
tecavüz etmez bir reftiye resmi alınacakdır ve bu resmi te’diye etmiş olan her
bir eşyâ yedd-i ahara geçmiş olsa bile memâlik-i Devlet-i Aliyye’nin hiçbir
tarafında resm-i mezkûru tekrar te’diye etmeyecekdir şurası dahî mukarrerdir ki
zikr olunan yüzde sekiz resm-i gümrük beher sene yüzde birer tenzil olunarak
gümrük idare ve nezaretin mesarif-i umumiyesini tesviye etmek üzre eşyânın
kıymeti üzerine hesab olunmuş yüzde bir resm-i mukarrerine bi’t-tedrîc tenzîl
kılınacakdır.
Beşinci Madde : Gerek memâlik-i mahrûsanın mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesinden
olup berren ve bahren İngiltere ve âna tâbi‘ olan mahallere nakl olunacak ve
gerek İngiltere ve âna tâbi‘ olan mahallerin mahsûlat-ı arziyye ve
sınaiyesinden olup kangı tarikiyle olur ise olsun memâlik-i mahrûsaya idhâl
kılınacak olan her bir emti‛a ve eşyâdan memâlik-i mahrûsanın o nev‘ mahsûlat-ı
arziyye ve sınâ‛iyyesinden alınan rüsûmâtdan ziyade resm alınmayacakdır ve bir
de tarafeyn-i mu‛âhedeynden birinin memâlik ve zîr-i tasarrufunda bulunan sâ’ir
mahaller mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesinden olan her nev emti‛a ve eşyânın
yekdiğerinin memâlik ve zîr-i tasarrufunda bulunan mahallere nakl ve ihrâcı
memnu‘iyyeti memâlik-i sâ’ire mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesinden olan o nev‘
emti‛a ve eşyâya şümûlü olmadıkca [8b]icrâ
olunmayacakdır ve bundan başka zât-ı hazret-i mülûkâne zîrde beyan olunan
istisnadan maada İngiltere ve âna tâbi‘ olan mahallerin mahsûlat-ı arziyye ve sınâ‛iyyesinden
olan her bir eşyânın kangı mahalden gelür ise gelsün memâlik-i mahrûsaya idhâlini
men‘ etmemekliği ve İngiltere ve âna tâbi‘ olan mahallerden memâlik-i mahrûsaya
nakl ve idhâl olunacak mahsûlat-ı arziyye ve sınaiyyeden alınacak rüsûmâtın eşyânın
mikdarına göre yüzde sekiz veyâhûd buna mukabil ta‘arrüfe mucebince muhassas
olup ahz oluna resm-i mu‛ayyeni tecâvüz etmemesini ta‛ahhüd buyurur. İşbu
resm-i mu‛ayyen eşyânın iskeledeki kıymeti üzerine hesab olunacak ve eşyâ-yı mezkûre
bahren gelmiş ise sefîneden karaya hîn-i ihrâcında ve berren gelmiş ise ilk VSVSVSVSVSVsonuna kadar okumadınız ama sonunu merak ediyorsanız bu tezi çalmamda bana yardım eden muhammed öztürkün masasına en içten tebriklerimi yolluyorum
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder